Meslek hastalığı ile iş kazası farkı, SGK haklarından tazminat davasına kadar sonucu değiştiren bir ayrımdır. İkisi de çalışanı iş nedeniyle sağlığından eder, ancak kanun bu iki durumu farklı tanımlar, farklı yöntemle tespit eder ve farklı sorunlar doğurur. Bu yazıda 5510 sayılı Kanun'daki tanımları, bildirim ve tespit usulünü, ispat güçlüğünü ve süre bakımından dikkat edilecek noktaları karşılaştırmalı olarak ele alıyoruz.
Meslek Hastalığı ile İş Kazası Arasındaki Temel Ayrım Nedir?
5510 sayılı Kanun'un iki ayrı maddesi bu ayrımın dayanağıdır. Önce 13. maddedeki kaza tanımına bakmak gerekir. Bu maddeye göre iş kazası, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren bir olaydır ve bu olayın kanunda sayılan hâllerden birinde meydana gelmesi gerekir. Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada yaşanan olay, işverence sağlanan servisle işe gidiş geliş sırasındaki olay ve görevle işyeri dışına gönderilen kişinin asıl işini yapmadığı süredeki olay bu hâllere örnektir.
Aynı Kanun'un 14. maddesi ise meslek hastalığını, çalışılan işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğranılan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâli olarak tanımlar. Kısacası kaza bir anda gerçekleşen olaya, hastalık ise zamana yayılan bir maruziyete dayanır. Bu fark, ispat yönteminden bildirim usulüne kadar pek çok sonucu değiştirir.
Karşılaştırma Tablosu
Aşağıdaki tablo, iki kavramın sık karıştırılan yönlerini yan yana gösterir. Tablo genel çerçeveyi özetler ve her dosyada ayrıca doğrulanması gereken noktaları içerir.
Konu | İş kazası | Meslek hastalığı |
Kanundaki yeri | 5510 m.13 | 5510 m.14 |
Ortaya çıkış biçimi | Belirli bir olay | Tekrarlanan sebep ve uzun süreli maruziyet |
Tespit | Kaza tutanağı, bildirge, gerekirse SGK soruşturması | Yetkili sağlık hizmet sunucusunun sağlık kurulu raporu ve Kurum Sağlık Kurulu tespiti |
SGK'ya bildirim | İşveren için en geç kazadan sonraki üç işgünü | Öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü |
SGK hakları | Geçici ödenek, sürekli iş göremezlik geliri, ölümde gelir, cenaze ödeneği | Aynı haklar (m.16) |
Başlıca uyuşmazlık | Olayın işle ilgisi ve kusur | Hastalığın işten kaynaklandığı ve maruziyet süresi |
Meslek Hastalığında Bildirim ve Tespit Nasıl İşler?
Hastalığa tutulduğunu öğrenen sigortalı bakımından bildirimi, işveren öğrendiği günden başlayarak üç işgünü içinde ilgili bildirgeyle SGK'ya yapar. Kendi adına çalışan sigortalılarda bu yükümlülük sigortalının kendisine aittir. Bildirimi yapmayan işverene, Kurumca yapılan masrafların ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneklerinin rücû edilebileceği kanunda açıkça yazılıdır.
Asıl belirleyici aşama tespittir. Hastalığın çalışılan işten kaynaklandığı, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının düzenlediği sağlık kurulu raporu ve dayanak belgelerin incelenmesiyle, gerekli görülürse işyeri denetim raporlarıyla birlikte Kurum Sağlık Kurulu tarafından belirlenir. Yönetmelikteki hastalık listesi dışında kalan bir rahatsızlığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması konusundaki uyuşmazlıkları ise Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlar.
Uzun Süreli Maruziyet Neden İspat Güçlüğü Yaratır?
Kazada tarih, yer ve tanık nettir. Hastalıkta ise toz, gürültü, kimyasal madde ya da tekrarlayan hareket yıllar içinde etkisini gösterdiğinden hastalığın ne zaman ve hangi işyerinde başladığı tartışmalı olabilir. İşçi birden fazla işyerinde çalışmışsa maruziyetin hangi dönemde oluştuğu ayrıca incelenir.
Kanun, işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalıklar için de bir kapı bırakır. Eski işten fiilen ayrılma ile hastalığın ortaya çıkması arasında, o hastalık için yönetmelikte belirtilen süreden uzun bir zaman geçmemiş olmalıdır. Klinik ve laboratuvar bulgularıyla hastalık belirlenmiş ve etken işyerinde yapılan incelemeyle saptanmışsa, liste süresi aşılsa bile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayıyla meslek hastalığı sayılması mümkündür.
Pratikte şu belgelerin korunması ispatı kolaylaştırır. Bunların çoğu zamanla kaybolabildiği için işten ayrılmadan önce nüshalarının istenmesi yerinde olur.
- İşe giriş ve dönemsel sağlık muayene kayıtları
- İşyeri ortamına ilişkin ölçüm ve risk değerlendirme raporları
- Hizmet dökümü ve işyerlerinde çalışılan görevlerin kayıtları
- Tedavi gördüğü hastanelerin epikrizleri ve sağlık kurulu raporları
Haklar Bakımından Benzerlikler ve Farklar
SGK açısından iki durum büyük ölçüde aynı sigorta koluna bağlıdır. 5510 sayılı Kanun'un 16. maddesi geçici iş göremezlik ödeneğini, sürekli iş göremezlik gelirini, ölüm hâlinde hak sahiplerine bağlanan geliri ve cenaze ödeneğini her iki durum için birlikte sayar. Sürekli iş göremezlik geliri için meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azalmış olduğunun Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi gerekir.
Fark, hesaplamanın başlangıç noktasında görülür. Kazada günlük kazanç kazanın olduğu tarihten, hastalıkta ise iş göremezliğin başladığı tarihten geriye doğru belirlenir. Bu nedenle iş göremezlik başlangıcının hangi tarih sayıldığı gelirin miktarını etkileyebilir.
Tazminat ve Zamanaşımı Açısından Dikkat Edilecek Noktalar
SGK'nın bağladığı gelir, işverenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İşçi, SGK'nın karşılamadığı zararı işverenden isteyebilir. Bunun yanında Kurum, işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi söz konusuysa yaptığı ödemeleri işverene, üçüncü kişinin kusuru varsa yarısı oranında üçüncü kişiye rücû edebilir.
Haksız fiil temelli tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıllık süre öngörür. Hastalık hâlinde zararın öğrenildiği an çoğu zaman kesin rapor tarihiyle ilişkilendirildiğinden, başlangıç tarihi tartışma konusu olabilir. Hangi sürenin uygulanacağı talebin hukuki dayanağına göre değiştiği için süreler baştan netleştirilmelidir.
Kaza mı Hastalık mı Sorusunda Hukuki Destek
Olayın kaza mı hastalık mı sayılacağı, SGK tespitine itiraz ve işverene yönelik tazminat talebi birbirini etkileyen aşamalardır. Kaza kaynaklı dosyalarda iş kazası avukatı ile belgeleri birlikte gözden geçirmek, kusur ve rapor bakımından riskleri erken görmeyi sağlar. Çalışma yeri İstanbul'da olan dosyalarda SGK tespitine itirazı ve işverene yönelik talebi birlikte planlamak için İstanbul avukat desteği almak yararlı olur.
Zararın hukuki niteliğini ve tutarını değerlendirmek isteyenler tazminat davası konusundaki genel bilgilerden de yararlanabilir. Anlatılanlar genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve belirli bir olay için hukuki görüş yerine geçmez. Tanımlar, süreler ve belgeler her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
Kaynak:Haber Merkezi