Düzenlenen toplantıya katılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen ve İHAD Proje Sorumlusu Çağlar Karakış, Barış içinde yaşamamızın için basın mensuplarına ve avukatlara bazı görevler düştüğünü belirttiler.
Özellikle dini ve etnik kökenli nefret suçlarının önlenmesi için çalışmalar olduğu belirten Karakış, “Yani insanları etnik kökenleri, inançları, dilleri, cinsiyetleri, renkleri ya da başka nedenlerden dolayı doğrudan doğruya hedef alan, hedef gösteren bir söylem, bir tavır, bir dil kurmaya nefret söylemi deniyor. Bunun ceza gerektirecek zeminine de zaten suç diye tarif ediliyor.” dedi.
Ülke gündemine de değinen Bilgen, Türkiye siyasetinin en kritik dönemlerden geçtiğini söyledi.
Bilgen, "Türkiye siyaseti en kritik dönemlerinden birisinden geçiyor. Hem muhalefet partilerinden birisi olan MHP'nin kongreye gidip gitmeyeceğini tartışma ve MHP'nin bu süreçte hükümete sadece fiili destek vermekle yetinmediği gibi hukuki destek açıklaması yapması, diğer taraftan Cumhurbaşkanının Türkiye dahilinde örneği sadece bir iki vakayla kıyaslanacağı türden iktidar partisine yönelik, kendi kurucu olduğu partiye yönelik ve kendi seçip görevlendirdiği Başbakana yönelik tavrı, aslında içinden geçtiğimiz olağanüstülüğü çok net biçimde ortaya koyuyor. Bu darbe sürecidir ve bu darbe sürecini ne yazık ki toplumda bedeli, faturası gün geçtikçe ağırlaşmaktadır. Akademiye de, basın dünyasına da, sivil toplum örgütlerine de siyasi partilere de son derece faturası ağır bir süreç yaşatılmaktadır. Önümüzdeki günlerde yargıya yönelik bir ciddi operasyonun yaşanacağına dair dışarıya yansıyan, kamuoyuna yansıyan bilgiler var. Muhtemelen önümüzdeki dönemde yargıyı da aşarak bu diğer birimleri, diğer mekanizmaları da hedef haline getirecektir" diye konuştu.
Toplumun, Türkiye'de demokrasi, barış, özgürlük, adalet talebi olanların, bu süreçte elinden gelen tavrı ortaya koyması gerektiğini belirten Bilgen, "Biz önümüzdeki günlerde dokunulmazlık konusunun yasallaşacağı ve partinin cumhurbaşkanı çıkartma hesabı, yani başkanlık olmuyorsa hiç olmazsa partili cumhurbaşkanı olsun hesabına alet edeceğini düşünüyoruz. Özellikle de partili cumhurbaşkanına toplumu ikna edebilmek için tıpkı Kenan Evren'in 12 Eylül'de yaptığı gibi yani işte askeri yönetimin bitmesiyle Kenan Evren'in cumhurbaşkanı olmasını birbirine bağlayan, askeri yönetimin bitmesiyle 82 anayasasının onaylanmasını birlikte ele alan bir mantıkla önümüzdeki günlerde Türkiye bir referanduma zorlanabilir." dedi.
