Sanık Karaköse: "CHP tarafından yönlendirildiğini söyleyen avukat emniyetin içerisinde beni tehdit etti"

Sanık Karaköse: "CHP tarafından yönlendirildiğini söyleyen avukat emniyetin içerisinde beni tehdit etti"
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında İBB Reklam Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde müdür yardımcısı tutuksuz sanık Hakan Karaköse, gözaltı sürecinde CHP tarafından yönlendirildiğini söyleyen bir avukat tarafından...

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında İBB Reklam Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde müdür yardımcısı tutuksuz sanık Hakan Karaköse, gözaltı sürecinde CHP tarafından yönlendirildiğini söyleyen bir avukat tarafından emniyetin içerisinde tehdit edildiğini belirterek, "CHP ve belediye yönetimi tarafından bana yönlendirildiğini söyledi. Avukata kendisiyle çalışmayacağımı açık bir şekilde beyan ettim. Bunun üzerine avukat bana "Sürüden ayrılanı kurt kapar. İyi düşün, taşın, kararını ver" dedi. Açık bir şekilde diğer iki avukatın önünde beni emniyetin içerisinde tehdit etti" dedi.

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasının 18. gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.

"CHP tarafından yönlendirildiğini söyleyen avukat emniyetin içerisinde beni tehdit etti"

Tutuksuz sanık Hakan Karaköse, İBB Reklam Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde müdür yardımcısı olduğunu söyleyerek, "Gözaltı sürecinde bana yöneltilen sorular fiilen görev yaptığım birime ve yürüttüğüm işlere ilişkin değildi maalesef. Bana ağırlıklı olarak Emlak Müdürlüğü tarafından yapılan Dijital Deneyim Müzesi ihalesi ve sonrasında Kültür A.Ş. tarafından yapılan alt ihaleler hakkında sorular yöneltildi. Oysa ben bu konularla ilgili görevli ve yetkili veya sorumlu bir kişi değilim. Kültür A.Ş. ile hiçbir ilgimin, bağlantımın veya görev ilişkisinin bulunmadığını açıkça belirtmeme rağmen ne yazık ki bu husus dikkate alınmadı. Anlatacaklarım benim için çok önemli. Gözaltı sürecinde emniyette bulunduğum sırada tanımadığım avukatlardan biri kendisinin CHP ve belediye yönetimi tarafından bana yönlendirildiğini söyledi. Yaklaşık 20 yıldır Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı bünyesinde çalıştığımı, birçok dosyaya hakim olduğumu, olumlu ya da olumsuz birçok şeye şahit olmuş olabileceğimi bana beyan etti diğer iki avukatın yanında. Görüşmenin devamında, başkaca avukatların beni etkin pişmanlığa yönlendirebileceğini ve bu nedenle kendisiyle çalışmam gerektiğini ve yönetimin de bu şekilde istediğini bana beyan etmiştir bu avukat. Avukata kendisiyle çalışmayacağımı açık bir şekilde beyan ettim. Bunun üzerine avukat bana diğer iki avukatın yanında "Bence böyle yapmamalısın. İyi düşünmelisin. Sürüden ayrılanı kurt kapar. Ben yarın ifade öncesinde tekrar burada olacağım. İyi düşün, taşın, kararını ver" dedi. Açık bir şekilde diğer iki avukatın önünde beni emniyetin içerisinde tehdit etti. Bunun üzerine kendisinde bağırdım ve bunun üzerine içeri polis memurları geldi. Tutanak tutulmasını istedi avukatlar sağ olsunlar, tutanak tutuldu. Bu olayı buradan tekrar anlatmamın asıl nedeni gözaltı sürecinde üzerimde kurulmaya çalışılan baskıyı, yönlendirme girişimlerini ve kendimi doğru şekilde anlatma çabamı ortaya koymak istememdir" dedi.

"Bu ziyaretlerin amacı doğrudan olmasa da aba altından sopa göstermek"

Cezaevi sürecindeki ziyaretlere ilişkin konuşan sanık Karaköse, "Ben bu ziyaretlerin bazılarından rahatsızlık duydum. Ziyaretine gelen avukatlardan bir kısmı kendisini CHP meclis üyesi olarak tanıtıyor, bir kısmı ise belediye içerisinden bazı kişilerin selamını getirdiğini söyleyerek konuşmaya başlıyor. Ziyaretime gelen bu avukatlar genel olarak bana bu sürecin kısa süre sonra biteceğini, sabırlı olmam gerektiğini, sürecin siyasi olduğunu ve bir şekilde çözüleceğini, sabırlı olmam gerektiğini söylüyordu. Aslında buraya kadar bir sıkıntı yok bana göre. Ancak sohbetin devamı nedense her defasında bir şekilde dönüyor, dolaşıyor, benim aileme geliyor, çoluğuma, çocuğuma geliyor. Ailemle ilgili sorular soruyorlar, bir ihtiyaçlarının olup olmadığını. İhtiyaçları varsa bunun belediyece veya parti teşkilatınca karşılanabileceğini bana ifade ediyorlar. Yani demem o ki bu ziyaretlerin amacı doğrudan olmasa da aba altından sopa göstermek. Beni ziyaret etmelerinin sebebi, benim emniyet ve savcılık aşamasında verdiğim ifadelerin ellerinde olmamasıydı. Yani o iki klasörün içerisinde sadece benim ifadem yoktu. Peki neden bu benim ifadem yoktu? Çünkü ben baro ve emniyet sürecinde yönlendirdikleri avukatla çalışmayı kabul etmemiştim. Bu nedenle ifadem ellerinde bulunmuyordu" ifadelerini kullandı.

Avukat savunma esnasında araya girdi, sanık "Hoşlarına gitmeyecek şeyler" dedi.

Hakan Karaköse, "Mevcut yönetim tarafından dolaylı olarak nasıl tehdit edildiğimi, hatta benim durumum üzerinden soruşturma kapsamında bulunan veya yürütülen başka soruşturmalar kapsamında memur olarak çalışanların nasıl tehdit ve baskıya maruz kaldığını kısaca anlatmak istiyorum. Cezaevine girdiğim 3 aylık tutukluluk sürecinden sonra tahliye oldum. Tahliye sonrasında adli imza yükümlülüğüm kaldırıldı. Bunlara rağmen tahliye sonrasında idari yönden bilerek ve isteyerek, kasti bir şekilde mağdur edildim. Mağdur da ediliyorum halen" dedi.

Karaköse savunmasına devam ettiği esnada bir avukat araya girdi. Mahkeme başkanı bunun üzerine, "Avukat bey, süresini istediği gibi kullanır ben ne diyeyim?" ifadesini kullandı. Hakan Karaköse ise, "Çok kısa Sayın Başkanım. Hoşlarına gitmeyecek şeyler" yanıtını verdi. Mahkeme başkanı devamında, "Şu an şahıs kendisine gelen baskı yaptığını iddia ettiği avukatlardan bahsediyor. Neden bunu engelleyeyim şu an mesela? Burada bir haksızlık, bir adaletsizlik var mı? Uyguladığımız bir şey var mı? Süre olarak merak etmeyin. Makul sürede tutarım" dedi.

"İfademi geri çekseydim, haftaya kahraman ilan edip törenlerle göreve başlatacaklardı"

Karaköse etkin pişmanlık ifadesinden sonra yaşadıklarından bahsederek, "Tahliye edildikten sonra İnsan Kaynakları Daire Başkanı tarafından geçmiş olsun dilekleri iletilmek üzere arandım ve kuruma davet edildim. Ben de bir an önce göreve başlamak istediğimi kendisine beyan ettim. Kendisi de bununla ilgili herhangi bir engel olmadığını dile getirdi. Akabinde müdürüme dilekçe vermemi söyledi. Ben de dilekçeyi müdürüme verdim. Akabinde bana işe başlama onay imzasının imza sürecinde olduğu bildirildi. Ama işte benim talihsizliğim burada başlıyor. Tam imza sürecindeyken savcılık makamına verdiğim ifade medyaya yansıdı. İfademin medyaya yansımasından sonra belediye tarafından maalesef muhatap bulunmakta zorlandım. Daha önce başlatıldığı ifade edilen göreve dönüş sürecim ise durduruldu. Göreve başlama yazısı imzadan çekildi ve bunun yerine görevden uzaklaştırma tedbirine devam edilmesi yönünde işlem tesis edildi. Savcılık makamında bildiklerimi anlattığım için, yargılamanın devam ettiği gerekçesiyle göreve başlatılmamış olmamı son derece manidar buluyorum. İşte az önce bahsettiğim dolaylı tehdit ve baskı tam burada başlıyor. Eğer bugün ben ifademi huzurunuzda geri çekseydim, haftaya beni de muhtemelen kahraman ilan edip törenlerle göreve başlatacaklardı. "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" deyimi vardır ya ben şu an bu durumu yaşıyorum" şeklinde konuştu.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir