İzmir Ekonomi Üniversitesinin (İEÜ) milli tekvandocu öğrencisi Hatice Pınar Yiğitalp, 62 kilodaki genel sıralamada Avrupa'da birinciliğe, dünya genelinde ise ikinciliğe yükseldi. Katıldığı son üç şampiyonada da rakiplerini geride bırakarak altın madalya kazanan Yiğitalp, yeni hedefini aralık ayında Hırvatistan'da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nda zirveye çıkmak olarak belirledi.
Spordaki başarısını akademik hayatına da taşıyarak İEÜ Psikoloji Bölümü'nde eğitimini sürdüren Yiğitalp, "En büyük hayalim, 2028 yılında Los Angeles'ta yapılacak olimpiyatlarda yer alarak ay-yıldızlı bayrağımızı dünyanın en büyük spor sahnesinde dalgalandırmak. Bunun için çok çalışmaya ve rakiplerimi yenmeye ihtiyacım var. Kendime inanıyorum, başarıncaya kadar durmaya niyetim yok" diye konuştu.
İzmir'de yaşayan milli gururumuz Hatice Pınar Yiğitalp, henüz 4 yaşındayken cimnastiğe başlayarak sporla tanıştı. Çocukluğundan beri spordan hiç kopmayan Yiğitalp, üç yıl cimnastik yaptıktan sonra ailesinin isteğiyle tekvandoya yöneldi. Ali-Sevilay Yiğitalp çiftinin, "Kızımız hem spor yaparak sağlıklı olur hem de kendini korumayı öğrenir" düşüncesiyle tekvandoya yazdırdığı Yiğitalp, kısa sürede yeteneğini kanıtladı. Yiğitalp, 8 yaşında katıldığı hayatının ilk şampiyonasında adını zirveye yazdırarak Ege Bölge Şampiyonu oldu. Madalya dolu kariyerinin ilk adımını atan Yiğitalp, Türkiye genelinde art arda birinciliklere ulaşarak 2018 yılında milli sporcu olmaya hak kazandı.
Haftanın 6 günü idmanda
Yiğitalp'in spor yaşamındaki üstün başarısı, ona akademik gelişim için de büyük fırsatlar sağladı. Milli sporcu Yiğitalp, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın sağladığı Milli Sporcu Bursu'ndan yararlanarak 2024 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü kazandı. Haftanın 6 günü antrenman yaparak şampiyonalara hazırlanan Yiğitalp, sık sık yurt dışına gitmesine ve yoğun temposuna rağmen derslerindeki başarısıyla da büyük takdir toplayarak yaşıtlarına örnek oldu. Eylül ayında Almanya ve Polonya'da, ekim ayında ise Arnavutluk'ta yapılan şampiyonalarda altın madalya kazanan, yine geçtiğimiz ay Sırbistan'da düzenlenen Multi European Games'te ise gümüş madalyaya uzanan Yiğitalp, ABD'nin Los Angeles kentinde gerçekleşecek olimpiyatlar için çalışmalarını hızlandırdı.
"Yetenekli olmak yetmiyor"
Tekvandonun hayata bakış açısını değiştiren çok önemli bir tutku olduğunu ifade eden Yiğitalp, yıllardır verdiği emek sayesinde disiplinli olmayı, zorluklar karşısında pes etmemeyi, sabretmeyi ve her durumda kendine güvenmeyi öğrendiğini söyledi. Sporun yaşamının her alanına olumlu katkı sağladığını dile getiren Yiğitalp, "Başarının tesadüfen gelmediğini, her madalyanın arkasında çok büyük bir emek, fedakarlık ve kararlılık olduğunu biliyorum. Yoğun bir çalışma tempom var. Haftanın altı günü antrenman yapıyorum. Bazı günler hem fiziksel dayanıklılığımı artırmak hem de teknik ve taktik açıdan kendimi geliştirmek için çift antrenman yapmam gerekiyor. Şu anda 62 kilodaki büyükler genel sıralamada Avrupa'da birinci, dünyada ikinci sıradayım. Son şampiyonalarda art arda elde ettiğim şampiyonluklarla puanımı yükselterek birinci sıraya yerleştim. Antrenörüm Murat Işık da bana çok destek oluyor. Bu başarımda antrenörümün büyük payı var. Bir yandan da üniversitedeki derslerimi aksatmamaya özen gösteriyorum. Elbette yorulduğum, kendime zaman ayırmak istediğim günler oluyor. Ancak hedeflerimi düşündüğümde yeniden motive oluyorum. Çünkü uluslararası arenada başarılı olmak istiyorsanız yalnızca yetenekli olmanız yetmiyor; hayatınızı da bu hedef doğrultusunda planlamanız gerekiyor" diye konuştu.
"Disiplin ve zaman yönetimi kazandırdı"
Yiğitalp, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi almak, sporculuğuma farklı bir bakış açısı kazandırdı. Tekvandoda fiziksel güç ve teknik beceri kadar zihinsel dayanıklılığın da önemli olduğunu düşünüyorum. Eğitimim sayesinde insan davranışlarını, duyguları ve stresin performans üzerindeki etkilerini daha iyi anlamaya başladım. Özellikle müsabaka öncesindeki heyecanımı kontrol etmek, baskı altında doğru kararlar vermek ve zor anlarda odağımı korumak konusunda öğrendiklerimin bana katkı sağladığını hissediyorum. Sporun bana kazandırdığı disiplin ve zaman yönetimi becerileri de eğitim hayatımda işimi kolaylaştırıyor. Bu nedenle sporla eğitimin birbirini güçlendirdiğine inanıyorum."
"Almak istediğim çok madalya var"
Milli takım formasını giymenin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Yiğitalp, "Kazandığım bir şampiyonluğun ardından İstiklal Marşımızın çalınması ve bayrağımızın göndere çekilmesi, yaşadığım tüm yorgunluğu ve zorlukları unutturuyor. O an hissettiğim gururu kelimelerle anlatmak gerçekten çok zor. Bugüne kadar elde ettiğim başarılar benim için çok değerli ancak bunları yeterli görmüyorum. Her şampiyonadan sonra eksiklerimi değerlendiriyor, bir sonraki müsabakaya daha güçlü hazırlanmak için çalışıyorum. Önümde kazanmak istediğim daha pek çok madalya, ulaşmak istediğim çok daha büyük hedefler var. Avrupa ve dünya şampiyonalarında başarılarımı sürdürmek, olimpiyatlarda ülkemi temsil ederek madalya kazanmak istiyorum. Bunun kolay olmadığının farkındayım ama kendime güveniyorum. En büyük isteğim, yıllar sonra geriye baktığımda hem spor hem de eğitim hayatımda hayallerimin peşinden sonuna kadar gitmiş biri olmak. Ülkemi gururlandırabildiğim ve genç sporculara ilham verebildiğim sürece bütün bu fedakarlıkların karşılığını almış olacağım" dedi.
Kaynak:İHA