Yargıç Harmankaya kaleme aldı: ''Havalimanı Yakın, Uçağa yetişmek Uzak!''

Yargıç Harmankaya kaleme aldı: ''Havalimanı Yakın, Uçağa yetişmek Uzak!''

Kars Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Yargıç Harmankaya, vatandaşların şikayetlerini dile getirdi.

Osmanlı’da cuma selâmlığı, vatandaşın dilekçesini doğrudan padişaha ulaştırabildiği fırsatlardandı. Ancak bazen şikâyet edilen yöneticilerin adamları, insanların hükümdara yaklaşmasını engellerdi.

Dilekçesini veremeyenler, bir sopa üzerinde hasır veya bez parçası yakarak uzaktan dikkat çekmeye çalışırdı. Bunun üzerine padişaha bağlı görevliler, şikâyet sahiplerinin hükümdarla görüşmesini sağlardı. “Hasır yakmak”, duyulmayan bir derdi görünür kılmanın yoluydu.

''Osmanlı döneminde vatandaş derdini duyurmak için hasır yakardı; bugün biz o derdi gazete sütunlarına taşıyoruz”

Bugün de bu sorumlulukla Kars İl Emniyet Müdürümüz Sayın Murat Abdullah Tombul’a bir çağrıda bulunmak istiyorum.

Konumuz, Kars Harakani Havalimanı’nın ilk giriş noktasında yapılan kontroller ve özellikle uçuş öncesinde oluşan araç kuyrukları.

Sayın Müdürüm;

Kars’ta havalimanının şehir merkezine yakın olması, vatandaşın yolculuk planını da etkiliyor. İnsanlar mesafenin kısalığına güvenerek uçuşlarına yaklaşık bir saat kala havalimanına ulaşmayı planlıyor. Bazen evden çıkarken yaşanan bir aksaklık, bazen ulaşımda meydana gelen gecikme, bazen de hayatın içinden başka bir sebep nedeniyle bu süre kırk beş dakikaya kadar düşebiliyor.

Elbette yolcunun da sorumluluğu var. Uçağa yetişmek, yalnızca havalimanının kapısına ulaşmakla bitmiyor. Bagaj teslimi, yolcu kabul işlemleri, güvenlik kontrolleri ve uçağa biniş için gereken süreyi hesaba katmak gerekiyor. Havalimanının yakınlığı, bu işlemler için ayrılması gereken zamanı ortadan kaldırmıyor.

Ancak vatandaşın zamanını doğru planlama sorumluluğu kadar, havalimanına ulaşımın öngörülebilir biçimde işlemesi de önemli.

İşte üzerinde durmak istediğim mesele tam burada başlıyor.

Havalimanının ilk giriş nizamiyesinde polis ve trafik kontrolleri sırasında araçlar beklemeye alınıyor. Uçuş öncesindeki yoğunluk da buna eklenince kuyruk uzuyor. Kendi gözlemlerimde de vatandaşlardan gelen şikâyetlerde de karşıma çıkan tablo aynı: Bazı zamanlarda araç sırası, yeni yapılan TOKİ konutlarının girişine kadar dayanabiliyor.

Bize ulaşan şikâyetlerde, özellikle uçuşa yaklaşık bir saat kala yapılan kontrollerin yoğunluğu artırdığı ifade ediliyor. Bu bekleyiş nedeniyle uçağına yetişemediğini söyleyen vatandaşlar var. Her olayın ayrıntısının ayrıca incelenmesi gerekir; ancak aynı yönde dile getirilen mağduriyetler, uygulamanın zamanlamasının ve trafik üzerindeki etkisinin değerlendirilmesini gerektiriyor.

Sayın Müdürüm;

Bir uçağı kaçırmak, vatandaş açısından yalnızca bir sonraki seferi beklemek anlamına gelmiyor.

Biletin koşullarına göre ücret kaybı yaşanabiliyor. Yeni bir bilet almak gerekebiliyor. Planlanan yolculuk erteleniyor, karşı tarafta bekleyen insanlar ve yapılacak işler bu gecikmeden etkileniyor.

Bugünün ekonomik şartlarında bunların her birinin ayrı bir ağırlığı var.

Siz de bir kamu görevlisi olarak emeğin, maaşın ve aile bütçesinin ne anlama geldiğini yakından biliyorsunuz. Bu nedenle meselenin vatandaş üzerindeki karşılığını anlayacağınıza inanıyorum.

Talebimiz, havalimanının güvenliğinden taviz verilmesi değil. Güvenlik ihtiyacını ve görev başındaki polislerimizin sorumluluğunu biliyoruz. Havalimanı gibi bir noktada hangi tedbirin gerekli olduğuna ilişkin değerlendirmeyi yapacak olan da yetkili birimlerdir.

Fakat güvenliği sağlayan uygulamanın zamanlaması, süresi ve işleyişi vatandaşın yolculuğunu aksatmayacak şekilde yeniden ele alınabilir.

Öncelikle hangi saatlerde ne kadar kuyruk oluştuğuna bakılması bile önemli bir başlangıç olacaktır. Kontrol noktasında bekleme süresi ölçülür, uçuş öncesindeki yoğunluk görülür ve şikâyetler incelenirse sorunun kaynağı da daha açık biçimde ortaya çıkar.

Bunun yöntemini siz ve çalışma arkadaşlarınız değerlendireceksiniz. Bizim dikkat çekmek istediğimiz, çözülmeyi bekleyen bir vatandaş sıkıntısının bulunduğudur.

Sayın Müdürüm;

Kars’a geldiğiniz ilk günden bu yana kamuoyuna yansıyan güler yüzünüzün, bu çağrıyı da anlayışla karşılayacağınıza dair bende bir güven oluşturduğunu söylemek isterim.

Akif'in dediği gibi “Kenâr-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu,
Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer’den onu!”

Bilgilerinize ve takdirlerinize sunuyorum.

Kaynak:HABER MERKEZİ

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir