Kars'ta, Çobanlıktan Heykeltraşlığa Uzanan Başarı!

Kars'ta, Çobanlıktan Heykeltraşlığa Uzanan Başarı!
Karslı çoban heykeltıraş Metin Doğrukartal, Merkez Çamurlu köyünde başlayan ve Kars'a uzanan hayat öyküsünü paylaştı.

Kars'ta, Çobanlıktan Heykeltraşlığa Uzanan Başarı!

Karslı çoban heykeltıraş Metin Doğrukartal, Merkez Çamurlu köyünde başlayan ve Kars’a uzanan hayat öyküsünü paylaştı. Çobanlıktan, heykeltıraşlığa giden yolculuğunda Kars’ın tarihi ve kültürel değerlerini ülke geneline yayma noktasında attığı önemli adımları paylaşmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.

Metin Doğrukartal’ın yeteneğini ilk keşfeden Serhat Kars Gazetesi’nin sahibi Fikri Durgun oldu. Durgun’un, gazeteci Bedir Altunok’a durumu bildirmesinin ardından Çamurlu köyüne gidildi ve Doğrukartal’ın ilk medya buluşması böylelikle sağlanmış oldu. Gazeteciler Doğrukaltal’ı köyde hayvan otlatırken buldu. Doğrukaltal, elinden bırakmadığı bıçak ve diğer kesici aletlerle hem yolda bulduğu taşlara şekil veriyor hem de hayvanları otlatıyordu. Gün boyu çekimler yapıldı ardından da akşam saatlerinde evine gidildi. Burada Doğrukaltal’ın onlarca sanat eseriyle karşılaşıldı. İnsan figürlerinden tarihi binalara kadar bir çok eser göze çarptı. Sonra Doğrukaltal, bu sanata olan merakını şöyle anlattı:

“Ben köyde sürekli elimdeki bıçak ve benzeri aletlerle taşları yontuyordum. Sürekli koltuğumda bir taş olurdu. Ve o taş günler sonra bir şekle bürünürdü. Köyde bana “Deli” diyorlardı. ‘Bakın şu deliye almış eline taşları oyuyor’ diyorlardı. Tabi bin bunlara kulak asmadım çünkü ben biliyordum ve kendime güveniyordum. Bende köyde ‘Bir gün göreceksiniz bu köye gazetecileri getireceğim’ diyordum. İşte bu gün o gündür. Sizler geldiniz. Bende sizlere teşekkür ediyorum.”

Doğrukartal ayrıca, “Aradan uzun zaman geçti. Ben Kars’ın merkez Çamurlu köyünde doğdum. İlkokul mezunuyum. Orada hayvancılık, çobancılıkla bir süre uğraştım. O zamanlarda yumuşak taşlar, gevrek taşları topladım onlardan heykeller, minyatürler yapmaya çalıştım. Bu işi 10 sene devam ettirdim. Bu sanatla uğraşmayı ve bir yerlere gelmeyi, birileri ile görüşmeyi çok istiyordum. Keşfedilmek insanın hoşuna gider ama bu her zaman insanın ayağına gelmez. Keşfedilmeyi çok istedim ama olmadı. Beni keşfeden Gazeteci Bedir Altunok ve Serhat Kars Gazetesi sahibi Fikri Durgun’a çok teşekkür ederim. Bu değerli insanlar benim keşfedilmemede çok emeği geçen insanlardır. Gazete, televizyonda çıkmama vesile olarak beni tanıttılar.” şeklinde konuştu.

Çoban Heykeltıraş Metin Doğrukaltal’ın medyada tanınmasının ardından bu defa da gazeteciler dönemin Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nu durumu bildirdiler. Alibeyoğlu da Doğrukaltal’ı Belediye bünyesinde işe alarak çalışmalarını burada sürdürmesini istedi.

Doğrukaltal da Kars Kalesi eteğindeki tarihi doku arasında bulunan Namık Kemal Kültür Evi’nde çalışmalarını sürdürüyor. Çoban Heykeltıraş Metin Doğrukartal, Kars Kalesi başta olmak üzere, Taş Köprü, Evliya Camii, 12 Havariler Kilisesi, Kümbet Camii, Ebu-l Hasan Harakani Hazretleri Türbesi, hamamlar ve daha birçok tarihi binanın minyatürlerini yapıyor.

Doğrukartal, biblo ve minyatür çalışmalarına Kars Çayı’nın coşkulu sesi, Kars Kalesi ve diğer tarihi dokunun havası eşliğinde devam ediyor. Taşları işleyen Doğrukartal her geçen gün hedeflerini büyütüyor. Doğrukartal’ın şimdi ki çalışması da yerli ve yabancı turistlerin ziyaret amaçlı akın ettiği Türkiye-Ermenistan sınırındaki Ani Harabeleri. Harabeleri oluyor.

KENDİMİ BAŞBAŞKA BİR DÜNYADA HİSSEDİYORUM

Doğrukartal, o günlerden bu günlere gelmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini de ileteterek, “Herkes bir şeye aşık olur, ben de mesleğime aşığım. Bu mesleği çok seviyorum. Ben bu sanatla meşgul olurken kendimi bambaşka bir dünyada hissediyorum.” diye duygularını dile getiriyor. Doğrukartal, daha sonra şunları söyledi:

“Gazetecilerin katkılarıyla Kars Belediyesinde göreve başladım. Belediyede çalışmaya başladığımdan bu yana taş yontması yapıyordum. Ancak eksik olan bazı şeyler vardı. Kars’ta eksik olan bu şeyler küçük minyatürlerdi ve gelen turistler bundan haberdar değildi. Kars sadece kaşarı, balı, kazı ile tanınıyordu. Gelen turistler sadece kaşar, bal alıp gidiyorlardı. Burada hediyelik eşya bulamadıkları için gidiyorlardı. Bu açığı kapatabilir miyim, nasıl kapatırım diye düşündüm. Ve ufak minyatür çalışmasına başladım. Fakat kalıp almak zor, bir yıla yakın kalıp üzerinde çalıştım. Kalıp almayı başardım. Şimdi Kars’ta olan bütün tarihi eserlerin minyatürlerin hemen hemen hepsini tabi şimdi burada hepsi yok ama Kars Türkiye’de yüzde 10-20 oranında tarihi eserlere sahip. Bu minyatürleri işleyip kalıp alıp seri bir üretime geçerek kısa bir sürede turizme sunmayı düşünüyoruz.”

KARS TARİHİ KAYNAKLAR BAKIMINDAN ZENGİN BİR İL

Kars’ın tarihi kaynaklarıyla zengin bir il olmasının bu sanatı yürütmesinde artı değer olduğunu belirten Doğrukartal, “Çünkü hem minyatür yapıyoruz, hem kalıp alıyoruz. Bu Kars için büyük başarıdır. Bu hem Kars için, hem Belediye için önemli bir gelir kaynağı olacak. Bu çalışmamızda sayın belediye başkanımız yanımızda ve bize her türlü desteği sağlıyor. Katkılarından, desteklerinden dolayı kendisine teşekkür ediyorum. Ve ben inanıyorum ki bu sanat, minyatür sanatı Kars’ta ilelebet yaşayacaktır. Çünkü Kars tarihi kaynaklar bakımından zengin bir il. Aynı zamanda Ani Harabeleri kültür bakımından miras listesinde olan bir yerdir. Ani harabelerindeki bazı eserleri kalıp bakımından işliyorum o tarihi esrelerin minyatürlerini yapıp tanıtılmasına katkı sunuyorum. Bize destek veren herkese çok teşekkür ederiz. Her şey sadece maddi değil, manevi destek bizim için çok önemli. Kars halkının gelip o minyatürleri alması önemli değil önemli olan gelip ziyaret etmesi ve bize destek vermesidir. Kars halkını buraya davet ediyoruz ve bu sanatı görmelerini, sevmelerini istiyoruz.” dedi.

SANATIMA AŞIĞIM

Çocukluğundan bu yana sürdürdüğü sanatına adeta aşık olduğunu ifade eden Doğrukartal, “Neden Kars’taki her iş yerinde bir Kars kalesinin fotoğrafı yok. Kars kalesi bizim sembolümüzdür neden onu benimsemeyelim ki? Ben isterim ki bu Kars halkının esnafın işyerinde, yazıhanesinde Kars kalesinin bir resmi olsun. Kümbet Camii, 12 Havariler Kilisesi olsun, Evliya Camii olsun isterdim. Çünkü bunlar olduğu zaman bizlerde bileceğiz ki kültürümüze, eserlerimize sahip çıkılıyor. İnşallah bizlerde sanata, kültüre sahip çıkan yeni nesil gençler yetiştiririz. Bende bu sanatı Kars halkına sunduğum için çok mutluyum. Cenab-ı Allah herkesi mutlu etsin. Bunu tercih etmemedeki sebep ise; sonuçta bunda benim el emeğim var tek tek bunları yapmışım ve bunları görmek beni mutlu ediyor. Kimi insan bir kıza aşık olur, kimi insan bir çiçeğe, kimisi bir hayvana, yada arabaya, güzel bir binaya aşık olur. Sevgi başkadır. Bende bunlara aşığım. Benim sevgimde bunlara ait çevremde gördükçe mutlu oluyorum ve huzurlu oluyorum. Hayvancılık çobancılık yaptığım zamanlarda da bizim köyde bir evimiz vardı ve ben bir ağacın altında küçük taşları toplar boş zamanımda bu taşları yontmaya başlıyordum. İnsanlarla toplumla fazla yakın ilişkiler kuramıyordum çünkü bu sanata yönelmiştim. Küçük yaşata yapamaya başladığım bu sanata talep iyi oluyordu. Köyden daha az talep vardı ama şehir dışından gelen köyde öğretmenlik, doktorluk yapan kişiler bakıyordu ve beğeniyorlardı. ‘Abi bize hediye eder misin?’ dediklerin de çok mutlu oluyordum. Çünkü ben güzel şeyler yapıyorum ki bu adamlar istiyorlardı. Ve verdiğim hediye bana huzur ve mutluluk veriyordu. Hediye alan kişi ‘buna gözüm gibi bakacağım, bunlar çok değerli’ deyince ben daha da haz alıp o gece sabaha kadar çalışıyordum” diye konuştu.

BU MUTLULUK PARAYLA ALINMAZ

Bu sanatı icra ettiği için çok utlu olduğunu da anlatan Doğrukartal, “Köyümdeki zamanları göz önüne aldığımda bazıları bana gülüyordu. İşte ‘taşlarla oynuyor’ diye. Ama azim vardı, ben bu işi yapacağım konusunda kendime güveniyorum. ‘Olacak’ diyerek gece -gündüz çalışmaya başladım. Ve çok şükür şuan da yerli ve yabancı turizme katkıda bulunuyorum. Bu katkıdan dolayı çok mutlu ve huzurluyum. Bu mutluluk parayla alınmaz. Bu işi seven insan o işi kendileri daha iyi biliyorlar. Aşıklarla 24 saat beraberiz bu yönden şanslıyım. Aşıklar Dernek Başkanı Mahmut Karataş bu sanatta bana çok yardımcı oldu. Bir sıkıntımda yanıma gelerek sazını alıp çalıyor ve böylece daha mutlu oluyorum. Can dostum sayılır kendisi.”

HEYKELCİLİK VE AŞIKLIK BİR ARADA

Namık kemal Evi’nde çalışma yapan sadece Çoban Helkeltraş değil. Halk ozanları da aynı mekanda konuklarını ağırlıyorlar. Aşık Mahmut Karataş da hem kendi sanatı ve hem de Doğrutartal’la birlikte olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyerek şöyle konuştu:

“Akyaka İlçesinin Geçit Köyünde dünyaya geldim. 1978 yılında Sabri Şimşekoğlu’nun yanında çırak alarak bu sanata başladım. 34 yıldır bu sanatın içindeyim. Burası Namık Kemal Aşıklar Kültür Evi. Birleşmiş Milletler ve Kars Belediyesi’nin desteği ile ayaktayız. Burayı Aşıklar Evi ve Kültür Evi olarak tahsis ettiler. Bende Murat Çobanoğlu Aşıkları Koruma Derneği Başkanı olarak burada bulunmaktayım. Burada Namık Kemal Aşıklar Kültür Evi’nde her akşam faaliyetimiz var her akşam çalıp söylüyoruz. Burada biz bir şey kazandık. Yıllarca özlemini çektiğimiz tarihi eserlerin kaybolmasını içimizde bir yaraydı. Ama biz bir şey kazandık. Kars’ın tarihi dokularını, tarihi binalarını işleyen, bu minyatürleri ortaya çıkaran heykeltıraş kardeşimiz Metin Doğrukartal ile bir yıldır beraber bulunuyoruz. 24 saatlik bir zaman diliminin 16-17 saatini beraber geçiriyoruz ve bundan gayet memnunuz. O’nun sayesinde buraya çok kişi ziyarete geliyor. Bu da bizim için bir faydadır. Nasıl faydadır? Burada hem Aşıklar Evi tanıtılıyor hem de kendi sanatını tanıtıyor. Biz aşıklar da böylece tanınıyoruz. Aşıkların atışmalarını aşıkların evine şahit oluyorlar. Biz bundan çok memnun oluyoruz .Buradan Kars Belediyesine çok teşekkür ederim. Kars Belediyesinin katkısı ve desteği çok fazla, onlar sayesinde ayaktayız. Vuslatlar aracılığıyla aktarılan bu sanatı bizlerde kendimizden sonra geleceklere aktarmaya çalışacağız. Burada bu imkanı sağlayan belediyeye sonsuz teşekkürler ediyoruz. Metin kardeşle biz aynı bardaktan çay içer, aynı tabaktan yemek yiyoruz. Onunla arkadaş değil kardeş gibi oluyoruz. Morali bozuk olduğunda ‘gel Metin kardeş otur’ diyorum birkaç parça çalarak kendine getiriyorum. Burada olmak tan mutluyum sağ olun.”kha

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir