Kars'ta Ekmek Kampanyası!

Kars'ta Ekmek Kampanyası!
Başbakanlık tarafından 17 Ocak 2013 tarihinde başlatılan Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası, Kars'ta da Toprak mahsulleri Ofisi (TMO) Ajansı tarafından yürütülüyor.

Kars'ta Ekmek Kampanyası!

Başbakanlık tarafından 17 Ocak 2013 tarihinde başlatılan Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası, Kars’ta da Toprak mahsulleri Ofisi (TMO) Ajansı tarafından yürütülüyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan TMO Muhasebe Sorumlusu Müyesser Pişirici, “Kısa bir süre içerisinde Ülke Genelinde sahiplenen ve her geçen gün arttığı gözlenen Kampanya TMO’nun Koordinasyonunda, medya ve özel sektörler, sivil toplumlar, belediyeler, Üniversiteler ile işbirliği içerisinde Toplumun her kesimine hitap edilmekte.” dedi.

Kampanyanın ana hedefinin; ekonomik ve sosyal zararı ciddi boyutlarda olan Ekmek israfı konusunda toplumsal duyarlılık yaratmak, İsrafın önlenmesine dair bir bilinç oluşturmak ve israfın azaltılmasına katkı sağlamak olduğunu da belirten Pişirici, “Türkiye'de açlık oranı tüm nüfusun yüzde 5'i olarak görülüyor. Buna göre Tahıl ağırlıklı beslenmenin yaygın olduğu Türkiye'de ekmek gıda israfının önemli bir kalemini oluşturuyor. Gündemdeki açıklamalara göre Türkiye'de her gün bin 500 ton ekmek, yani üretilen ekmeklerin yüzde 5'i israf ediliyor. Gıda israfının önlenmesi amacıyla Türkiye'de oluşturulan başlıca uygulama ise gıda bankaları kurulması. Gıda bankalarının amacı; yemeye uygun, bağışlanmış veya üretim fazlası her türlü gıdayı uygun şartlarda depolayıp ihtiyaç sahibi insanlara ulaştırarak açlığın ve israfın önüne geçmek. Türkiye'de yılda ortalama 35 milyon ton civarında hububat üretildiğini, bunun 20 milyon tonundan fazlasını buğday, 7,5 milyon tonunu arpa, 4-5 milyon tonunu mısır, 900 bin tonunu çeltik, çavdar ve yulafın oluşturduğunu , Ekmeğin ana hammaddesi olan buğdayın, ana vatanının Türkiye olduğunu ve besin bakımından en kıymetli hububatın buğday olduğunu,Her yıl üretilen gıdaların yaklaşık 1,3 milyar tonu, yani üçte biri, ziyan oluyor. Endüstrileşmiş ülkelerin israfı yılda 670 milyon ton iken gelişmekte olan ülkelerdeki israf 630 milyon ton olarak hesaplanıyor. Endüstrileşmiş ülkelerde 680 milyar, gelişmekte olan ülkelerde 310 milyar Amerikan doları değerinde gıda israf ediliyor. Gıda israfı asıl olarak endüstrileşmiş.” şeklinde konuştu.

Pişirici ayrıca, “Ülkelerde önemli bir sorun teşkil ediyor. Küresel bazda yıllık olarak tahılların yüzde 30'u, sebze ve meyvelerin yüzde 40-50'si, yağlı tohumların yüzde 20'si, et ve süt ürünlerinin yüzde 30'u israf ediliyor. Her yıl israf edilen gıda miktarı dünyadaki yıllık tahıl üretiminin yarısından fazlasına eşit. Zengin ülkelerde kişi başı yıllık gıda üretimi 900 kg ile yoksul ülkelerdeki üretimin- yıllık kişi başı 460 kg- iki katına ulaşıyor. kaybının yüzde 40'ı hasat sonrası aşamada israf olurken endüstrileşmiş ülkelerde gıda kaybının yüzde 40'ı perakendeci ve tüketici aşamasında gerçekleşiyor. Ancak Kuruluşumuzca yaptırılan ve kampanyanın temelini oluşturan Türkiye’de Ekmek israfı Araştırmasına göre Ekmeğin İnsan gıdası olarak kullanılmayıp hayvanlara verilmesi de israf olarak kabul edilmektedir.” şeklinde konuştu.

EKMEK İSRAFINI ÖNLEME KAMPANYASI TEMEL BİLGİLER

Genel olarak gıdanın israfı, özel olarak da toplumumuz için ayrıcalıklı bir değer ifade eden ekmeğin israfı, hem dünyada hem de Ülkemizde ciddi seviyelere ulaşmıştır.

Ekmeğin ana hammaddesi olan buğdayın ve diğer hububatın arz-talep-fiyat dengelerini koruyarak piyasa düzenleme işlevini yerine getiren Toprak Mahsulleri Ofisi, ekmek israfı ve israf üzerinde etkili olan faktörler hususunda bilimsel tabanlı bir araştırma yaptırmış ve sonuçları içeren rapor bir kitap haline getirilmiştir.  

Mart 2012’de tamamlanan araştırmanın ihtiva ettiği sonuçların bilim adamları tarafından değerlendirilmesi neticesinde, ekmekteki israfın boyutları ortaya çıkmıştır. Giderek artma eğiliminde olan israfın önlenmesi için toplumun tüm katmanlarının benimseyeceği, iştirak edeceği ve destekleyeceği bir kampanya başlatılması düşünülmüştür.

ARAŞTIRMA SONUÇLARI

Ekmek israfının tanımı:

Ekmeğin insanlar tarafından tüketilmemesi yani insan gıdası olarak kullanılmaması, toplumda yaygın bir davranış biçimi olan bayatlamış ekmeklerin çöpe atılması ya da hayvanlara verilmesi, israf olarak değerlendirilmektedir.

Temel gıda olan ekmeğin israf edilmesinin hoş görülemez davranışlardan biri olduğu, ancak kötü niyetten ziyade ihmal ve bilgisizlikten kaynaklandığı araştırma sonucuyla da tespit edilmiştir.

İsraf, ekmeğin üretim veya tüketim süreçlerinin herhangi bir aşamasında meydana gelebilmektedir. Üretilen ekmeğin bir bölümünün daha satılmadan fırınlarda, bir bölümünün de haneler veya toplu tüketim yerlerince satın alındıktan sonra tüketilemeyerek israf edildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle toplumun israf konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Türkiye’de ekmek üretimi, tüketimi ve israfına ilişkin veriler:

Türkiye genelinde ekmek tüketimiyle ilgili tüm kesimlerin tutum ve görüşleri, Ekmek İsrafı Araştırması kapsamına alınarak konu bütün açılardan incelenmiştir.

Araştırma yapılırken tüm Türkiye’yi temsil edecek şekilde, Ülkemizin dört bir yanından fırınlar, personel yemekhaneleri, öğrenci yemekhaneleri, lokantalar, otel yetkilileri, kurumlarda yemek yiyen kişiler, haneler ve aile bireyleriyle görüşmeler ve anketler yapılarak, ekmek tüketimi hakkında bilgiler toplanmıştır.

Araştırma verilerine göre Türkiye’de yaklaşık;

         Günde 25 bin 295 ton, (25.295.305 kg)

         Yılda 9,2 milyon ton (9.232.786 ton) ekmek üretilmektedir.

250 gramlık standart ekmek büyüklüğü dikkate alındığında Ülkemizde;

         Günde 101 milyon adet,  (101.181.223 adet)

         Yılda 37 milyar adet (36.931.146.395 adet) ekmek üretilmektedir.

Bir yılda üretilen ekmeğin parasal karşılığı;

         25,9 milyar TL’dir.

Tüketim rakamlarına bakıldığında Türkiye’de yaklaşık;

         Günde 23 bin 800 ton, (23.809.128 kg)

         Yılda 8,7 milyon ton ekmek tüketilmektedir. (8.690.332 ton)

Yine 250 gramlık standart ekmek üzerinden hesaplanması durumunda Ülkemizde;

         Günde 95 milyon adet, (95.236.515 adet)

         Yılda 35 milyar adet (34.761.327.975 adet) ekmek tüketilmektedir.

Bir yılda tüketilen ekmeğin parasal karşılığı; 

         24,3 milyar TL’dir.

Yukarıda ifade edilen, Ülkemizdeki ekmek üretimi ve tüketimi arasındaki fark israfın boyutunu göstermektedir.

Ülkemizde;

         Günde 1.500 ton (1.486 ton)

         Yılda 542 bin ton (542.455 ton) ekmek israf edilmektedir.

Adet olarak hesaplanması durumunda Ülkemizde;

         Günde 6 milyon adet (5.944.708 adet),

         Yılda 2,1 milyar adet (2.169.818.420 adet) ekmek israf edilmektedir.

Araştırma Sonuçlarına göre,

Kişi başı ekmek tüketimi günlük 319 gr,

Kişi başı ekmek israfı günlük, 20 gr (19,9 gr)’dır.

Ekmek israfının Ülkemize ekonomik yükü,

         Ekmeğin kg fiyatından (2,80 TL/kg) hareketle yıllık 1,546 milyar TL civarındadır.

Türkiye’de üretilen toplam ekmeğin,

         % 5, 9’u israf edilmektedir.

Satın alınan ekmeklerin nerelerde ve hangi oranlarda israf edildiğine bakıldığında;

         Hanelere alınan ekmeğin % 2,9’u,

         Lokanta, otel ve benzeri yerlere alınan ekmeğin toplam % 3,1’i,

         Kurum yemekhanelerine alınan ekmeğin toplam % 2,7’si,

         Öğrenci yemekhanelerine alınan ekmeğin ise toplam %7,1’i

            israf edilmektedir.

Bir günde israf edilen toplam 6 milyon adet ekmeğin,

         3 milyon adedi fırınlarda,

         2,3 milyon adedi hanelerde,

         600 bin adedi ise kurumlarda (lokanta ve otel, personel yemekhanesi, öğrenci yemekhanesi) israf edilmektedir.

Yani ekmeğin,

         % 51,4’ü fırınlarda,

         % 37,9’u hanelerde,

         % 10,7’si ise kurumlarda (lokanta ve otel, personel yemekhanesi, öğrenci yemekhanesi) israf edilmektedir.

Ekonomik olarak gelişen ve zenginleşen ülkelerde ekmek çeşitliliği artmakta, ekmek tüketimi azalmakta, israfta ise artış gözlenmektedir.

Ülkemizde de son yıllarda ekonomik gelişmeye ve zenginleşmeye bağlı olarak ekmek çeşitliliği yaygınlaşmış, kişi başı günlük ekmek tüketimi düşmüş ve ne yazık ki israfta artış meydana gelmiştir.

Bu sonuç, 2008 yılında yine TMO tarafından yaptırılan ekmek israfı araştırmasının 2012 yılında yaptırılan yeni araştırma ile karşılaştırılmasından ortaya çıkmaktadır. 250 gramlık standart ekmek üzerinden hesaplama yapıldığında, 2008’de 4,9 milyon adet olan günlük ekmek israfının, 2012’de 5,9 milyon adete çıkmış olduğu görülmektedir.

Kurumlarda yemek yiyenlerle yapılan görüşmelerde, hiç ekmek yemediğini beyan eden kişilerin oranı, hem personel hem de öğrenci kitlesinde son yıllarda artış göstermiştir.

İSRAF EDİLEN EKMEK NELERE MAL OLUYOR

Ağır ekonomik bedelleri olan gıda israfının, sağlık ve çevreyi ilgilendiren olumsuz sonuçları da bulunmaktadır. İsraf edilen gıda küresel ısınmaya neden olan sera gazı salınımının artmasına ve çok miktarda enerji ve su israfına yol açmaktadır.

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, tarladan sofraya gelinceye kadar 1 kg ekmek için 1.608 (bin altı yüz sekiz) litre su harcanmaktadır. Buna göre Ülkemizde her yıl israf edilen ekmekle 880 milyar litre su boşa harcanmaktadır.

Ülkemizdeki yıllık ekmek israfının parasal karşılığı olan 1,546 milyar TL ile yaklaşık;

         104.006 aile (5 kişilik) bir yıl boyunca yoksulluk sınırında geçinebilmekte, (TÜİK 2010 verilerinin 2011 ve 2012 yılları enflasyon artışıyla değerlendirilmesi sonucu tespit edilmiştir)

         42.838 aile (4 kişilik) bir yıl boyunca yoksulluk sınırında geçinebilmekte (Memur-Sen Aralık 2012),

         161.708 asgari ücretli kişi bir yıl boyunca geçinebilmekte,

veya

         100 yataklı 80 hastane,

         300 yataklı 28 hastane,

         400 yataklı 21 hastane,

         Yıllık 500 bin yolcu kapasiteli 18 havaalanı,

         16 derslikli 500 okul,

         24 derslikli 375 okul,

         300 öğrenci kapasiteli 500 pansiyon,

         300 öğrenci kapasiteli 250 yurt,

         167 kilometrelik otoyol,

         500 kilometrelik bölünmüş yol hizmet kalemlerinden herhangi biri yapılabilmektedir.

Ülkemizde 1 günde israf edilen 6 milyon adet ekmek, 4,7 milyon kişinin 1 günlük ekmek ihtiyacını karşılamaktadır.

Ekmek israfı nedeniyle yıllık ekonomik kaybımız, ihracatında dünya birincisi olduğumuz un ihracat gelirimize denktir.

DÜNYADA GIDA VE EKMEK İSRAFININ BOYUTLARI İLE İLGİLİ BAZI VERİLER

Yılda 870 milyon insanın (Dünya nüfusunun % 12,5’i) yetersiz beslendiği, yaklaşık 10 milyon insanın ise açlık ve yetersiz beslenmeden öldüğü dünyamızda, yıllık 1,3 milyar ton gıdanın israf edildiği tahmin edilmektedir. Bu israfın ekonomik değeri ise 1 trilyon ABD $’na karşılık gelmektedir.

Dünya Gıda Örgütü verilerine göre israf edilen veya kayba uğrayan miktar, dünya gıda üretiminin üçte birini oluşturmaktadır.

Dünyadaki gıda kaybı ve israfının dörtte birinin bile önlenmesiyle yetersiz beslenen 870 milyon insanın gıda ihtiyacı karşılanabilmektedir.

Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde kişi başı gıda israfı yıllık 95-115 kg, Sahra Altı Afrika’sı ve Güney-Güney Doğu Asya’da ise 6-11 kg arasındadır. 

Gıda kayıp ve israfının ekonomik karşılığı, gelişmiş ülkelerde 680 milyar ABD $, gelişmekte olan ülkelerde ise 310 milyar ABD $’dır. 

ABD’de gıda üretimi için su kaynaklarının % 80’i, toplam arazilerin % 50’si ve enerji bütçesinin % 10’u kullanılmasına rağmen, üretilen gıdanın % 40’ı israf edilmekte veya kayba uğramaktadır. Son 40 yılda gıda israfı % 50 oranında artış göstermiştir. Her 6 Amerikalıdan 1’i gıdaya erişimde sıkıntı yaşamaktadır. İsrafın % 15 oranında azaltılması halinde, ABD’de açlıkla karşı karşıya olan 25 milyon insanın gıda ihtiyacı karşılanabilecektir.

Kanada’da tarladan sofraya kadar uzanan gıda zincirinde kayba uğrayan veya israf edilen gıda miktarının ekonomik karşılığı 27 milyar ABD $’dır. Bu değer toplam gıda üretiminin yaklaşık % 40’ına, Kanada Gayri Safi Yurt İçi Hâsılası’nın (GSYİH) ise % 2’sine denk gelmektedir. Bu değer, aynı zamanda en fakir 32 ülkenin GSYİH toplamından fazladır.

Avrupa Birliği’nde her yıl 89 milyon ton gıda (kişi başı 179 kg) israfı yapılmakta olup bunun ekonomik karşılığı 14,1 milyar €’dur. Bu miktarın 2025 yılına kadar % 50 oranında azaltılması hedeflenmektedir. Tüm gıda israfının % 42’si evlerde, % 39’u üretim safhasında, % 14’ü yiyecek/içecek hizmeti sektöründe (catering), % 5’i ise toptancı veya perakendeciler tarafından yapılmaktadır.

AB Komisyonu’nun 2010 yılı bulgularına göre; AB’nin yıllık ekmek üretimi 32 milyon ton civarında olup toplam tüketim 22,5 milyon tondur (kişi başı ortalama tüketim 50 kg). Bu veriler ışığında AB’de üretilen ekmeğin yaklaşık % 30’u israf edilmektedir.  

İngiltere Çevre Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (DEFRA) tarafından yayımlanan 27 Temmuz 2010 tarihli rapora göre; 2008 yılında satın alınan tüm gıda ve içeceklerin % 15, ekmeğin ise % 32 oranında israf edildiği belirtilmektedir.

İngiltere Atık ve Kaynaklar Eylem Programı (WRAP) verilerine göre yıllık unlu mamuller israfının 680.000 ton, maliyetinin ise 1,1 milyar Pound (yaklaşık 1,8 milyar ABD $) olduğu hesaplanmıştır. İngiltere’de toplam gıda ve içecek israfı ve kaybı 8,3 milyon tondur. Bu miktarın 5,3 milyon tonu önlenebilir düzeydedir.

Avusturya’da bir yılda üretilen ekmeğin % 10’u (yıllık 70 bin ton) israf edilmekte olup bu israf 1 milyon Avusturyalının yıllık tüketimine karşılık gelmektedir.

Alman Tarım Bakanlığı verilerine göre Almanya’da her yıl 11 milyon ton gıda israf edilmektedir. İsrafın % 60’ı hane halkı, % 20’si satış yerleri, % 17’si ise restoran ve kafelerde gerçekleşmektedir. Her yıl, kişi başı 105 kg gıda israf edilmektedir.

İtalya’da hububat ürünleri üretimi kişi başı yıllık 158 kg, fiili tüketim ise 94 kg olarak gerçekleşmektedir. Yani üretimin yaklaşık % 40’ı israf edilmekte veya kayba uğramaktadır.

Gelişmiş ülkelerde çöpe atılan gıdaların yüzde 40'ı, aslında yenebilecek durumdadır.

Gelişmiş ülkeler yıllık yaklaşık 222 milyon ton yenebilir ürünü heba etmektedir. Bu miktar, neredeyse Sahra Altı Afrika ülkelerinin yıllık toplam gıda üretimine karşılık gelmektedir.

Gelişmekte olan ülkelerde yiyeceklerin ziyan olmasının nedenleri ise daha farklıdır. Fakir ülkelerde, taşımacılık ve depolama alanındaki yetersizlikler nedeniyle hasatın yüzde 40'ı daha tarladan tüketiciye ulaştırılırken ziyan olmaktadır. Ayrıca ürünlerin işlenmesi ve paketlenmesi aşamasında da kayıplar meydana gelmektedir.

Gelişmekte olan ülkelerde yıllık 150 milyon ton buğday heba olmaktadır. Bu kayıp, tüm fakir ülkelerdeki açlığı ortadan kaldırabilecek buğday miktarının altı katını oluşturmaktadır.

EKMEK ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR VE EKMEĞİ MUHAFAZA KOŞULLARI

Ekmeği en uygun saklama koşulları:

         Birkaç gün içinde tüketilecek ekmeğin buzdolabında saklanması ekmeğin küflenmesini önler. Ekmek dondurucuda çok daha uzun süre saklanabilir.

         Dondurucudan çıkarıldıktan sonra çözünen ekmekler, dondurulmadan saklanan ekmeklere göre daha yumuşak ve tüketilebilir özelliktedir.

         Ekmek buzdolabında veya dondurucuda kilitli buzdolabı poşetlerinde saklanmalıdır.

         Gün içerisinde tüketilecek olan ekmek, taze ve yumuşak kalabilmesi için kapaklı bir ekmek kutusunda, gıda dolabında poşet içinde, serin, karanlık ve kuru bir ortamda saklanmalıdır.

         Ekmek sıcak iken poşete konulduğunda nemlenir. Bu da ekmeğin küflenmesine neden olur. Bu yüzden sıcak ekmek soğutulduktan sonra fazla kurumadan poşete konularak saklanmalıdır.

         Sıcak havalarda ekmeğin küflenmesini önlemek için buzdolabında saklanması tercih edilebilir. Fakat kullanmadan bir saat kadar önce ekmek buzdolabından çıkarılarak oda koşullarına getirilmeli ve az da olsa yumuşaması sağlanmalıdır.

         Ambalajlı ekmeklerden birkaç dilim alındıktan sonra kalan dilimlerin ambalajı tekrar kapatılarak saklanmasına dikkat edilmelidir.

         Gereğinden fazla satın alınan ekmekler bayatlamamaları için tercihen alındığı gün dondurucuya konulmalıdır.

         Donmuş ekmekler lezzet kaybına uğramaması için 3 ay içinde tüketilmelidir.

         Ekmeğin muhafaza edildiği kutunun veya gıda dolabının düzenli olarak temizlenmesi gerekmektedir.

         Çeşitli nedenlerle ekmeğin içerdiği suyun buharlaşarak saklandığı poşet içerisinde birikmesi küflenmeyi hızlandırabilir. Bu durumda ekmeğin saklandığı poşet değiştirilmeli ya da ekmek temiz bir kâğıt havluya sarılarak saklanmalıdır.

Ekmek israfı nasıl önlenebilir:

Ekmeğin bayatlamadan tüketilmesi israfın engellenmesi için önemlidir.

         İhtiyaçtan fazla ekmek alınmaması,

         Kurumların ve hane bireylerinin ekmeğin doğru yöntemlerle muhafazası konusunda bilgilendirilmesi, 

         Ekmeğin dilimlenerek tüketilmesi,

         Toplu tüketim yerlerinde ekmeğin ince dilimlenerek sunulması, tüketilecek ekmek miktarının tam olarak ayarlanabilmesine ve geri kalan dilimlerin diğer tüketiciler tarafından da tüketilebilmesine olanak sağlamaktadır.

         Fırınlarda ihtiyaçtan fazla ekmek üretiminin engellenmesi önem arz etmektedir.

         Fırın, lokanta ve otellerde bayatlayan ekmeklerin ihtiyacı olanlara ücretsiz ya da düşük fiyatla verilmesi,

         Kurumuş ekmeklerin; fırında, ekmek kızartma makinesinde veya kaynamakta olan tencerenin üzerindeki süzgece yerleştirilerek tüketime uygun hale getirilmesi,

         Bayat ekmekler kullanılarak çeşitli yemek ve tatlılar yapılması,

         Isıtılıp tüketilmesi, galeta unu yapılması, köfte harcına, çorbaya ve hamura katılması, tost yapılması

bayat ekmeklerin değerlendirilmesi konusunda uygulanabilecek yöntemlerdir.

Artan ve bayatlayan ekmeklerin hangi yöntemlerle değerlendirilebileceği konularında pratik ve kolay anlaşılır bilgilerin örnekleri ile birlikte kurumlara ve ailelere aktarılması da önem arz etmektedir.

Taze veya bayat olsun, aslolan ekmeğin insan gıdası olarak tüketilmesidir. Ancak bu şekilde de tüketilemeyen ve çok bayatlayan ekmeğin son çare olarak hayvan gıdası olarak tüketilmesi, çöpe atılmasına göre daha ekonomik bir tercihtir.

EKMEĞİN BESİN DEĞERİ

Temel besin maddesi olan tahıllar; buğday, arpa, pirinç, mısır, çavdar ve yulaf gibi taneli bitkiler ve tohumlarından oluşmaktadır. Bu ürünlerden de un, ekmek, bulgur, yarma, gevrek ve benzeri ürünler imal edilmektedir. Tahıllarda A ve C vitamini hemen hemen hiç yoktur. Ancak tahıllar, B12 vitamini hariç vücudun enerji metabolizmasında görevli olan, yetersizliğinde sinir ve sindirim sistemi bozukluklarına neden olan B1 (tiamin) vitamininin başlıca kaynağıdır ve diğer B grubu vitaminler bakımından da zengindir. Antioksidan özelliği olan E vitamini, tahıl tanelerinin yağ içeren kısmında bulunur. E vitamininin kalp hastalıkları, sindirim sistemi bozuklukları ile prostat ve akciğer kanserine yakalanma riskini azalttığı araştırmalarla desteklenmektedir. Özellikle tam tahıl ürünü içeren besinler zengin birer posa kaynağıdır ve posa; bağırsak hareketlerini artırarak kabızlığı önler, kan kolesterolünün azaltılmasına katkıda bulunur ve bağırsak kanserine karşı koruyucudur. Ayrıca kan şekerini düzenleyerek tokluk hissi oluşturduğundan obezite ile mücadelede de önemlidir. Günlük tahıl grubu tüketimi bireylerin özelliklerine, alışkanlıklarına, yaşam ve çalışma biçimlerine ve diyetlerinin bileşimine göre değişmektedir. Yetişkin kadın ve erkeğin günlük ortalama gereksinmeleri düşünüldüğünde 300 gr ekmek; günlük alınması gereken enerjinin % 30-36’sını, demirin % 12-48’ini, proteinin % 39-42’sini, kalsiyumun % 9-57’sini, B1 vitamininin % 27-63’ünü, B2 vitamininin % 12-30’unu ve niasinin % 15-27’sini karşılamaktadır.

TAM BUĞDAY EKMEĞİNİN FAYDALARI

Gıda mühendislerinin tespitlerine göre ekmeğin hammaddesi olan buğdayda; vitaminler, mineraller ve protein, kabuğun hemen altında en yüksek değerdedir. Öğütme sırasında bunların bir kısmı kepekle ayrıldığından, un bu maddelerce fakirleşir. Dolayısıyla yüksek randımanlı veya tam randımanlı unlardan yapılan ekmekler çok daha besleyicidir. Ayrıca randıman yükseldikçe una karışan kepek sindirim ve sinir sistemini düzenleyici rol oynar.

Ekmekte bulunan B vitaminleri ile birlikte son yıllarda önemi daha çok anlaşılan, yaşlılığı geciktirici, vücudun bağışıklık sistemini destekleyici ve kalp damar hastalıkları riskini azaltıcı etkileri bilinen E vitamini de en doğal şekilde kepekli ekmekten sağlanabilmektedir. Tam buğday ekmeği ya da kepekli ekmek, ayrıca vücutta bulunan A vitamininin organizmaya olumlu etkisini de arttırır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın geçtiğimiz yıl çıkardığı Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği ile ekmekteki kepek oranı artırılmış, tuz miktarı azaltılmış, obezite ile mücadelede de önemli bir aşama kaydedilmiştir.

Bakanlığımız halen “Buğday Unu Tebliği” taslağı üzerinde çalışmaktadır.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir